Bu sorular YÖKDİL sınav formatına ve konu dağılımına göre hazırlanmış örnek sorulardır, ÖSYM'nin çıkmış soru kitapçıkları değildir. Gerçek çıkmış soruları ÖSYM'den indirebilirsin.
Fen örnek soruları
Soru 1
Aşağıdaki Türkçe cümlenin anlamını en doğru biçimde veren İngilizce çeviriyi bulunuz.
Okyanus akıntıları, yalnızca ısıyı değil aynı zamanda besin maddelerini de taşıyarak deniz ekosistemlerinin verimliliğini doğrudan etkiler.
A Ocean currents affect the productivity of terrestrial ecosystems directly by transporting not only heat but also nutrients.
B Ocean currents affect the productivity of marine ecosystems directly by transporting not only heat but also nutrients.
C Ocean currents affect the productivity of marine ecosystems directly by transporting nutrients instead of heat.
D Ocean currents affect the productivity of marine ecosystems directly by transporting nutrients but not heat.
E Ocean currents affect the productivity of marine ecosystems indirectly by transporting not only heat but also nutrients.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: B
B seçeneği 'yalnızca...değil aynı zamanda' (not only...but also), 'doğrudan' (directly) ve 'deniz' (marine) ifadelerini doğru aktarır. Diğerleri bu unsurlardan birini (indirectly, terrestrial, instead of) bozar.
Soru 2
Aşağıdaki İngilizce cümlenin anlamını en doğru biçimde veren Türkçe çeviriyi bulunuz.
Although satellite navigation systems are remarkably reliable under normal atmospheric conditions, their accuracy can be significantly degraded by solar storms and intentional signal interference.
A Uydu navigasyon sistemleri normal atmosfer koşullarında son derece güvenilir olduğu için, doğrulukları güneş fırtınaları ve kasıtlı sinyal parazitleri yüzünden önemli ölçüde azalabilir.
B Uydu navigasyon sistemleri normal atmosfer koşullarında dikkat çekici derecede güvenilir olsa da, doğrulukları güneş fırtınaları ve kasıtlı sinyal parazitleri nedeniyle önemli ölçüde düşebilir.
C Uydu navigasyon sistemleri normal atmosfer koşullarında dikkat çekici derecede güvenilir olmasına rağmen, hassasiyetleri güneş fırtınaları ve kasti sinyal girişimi yüzünden ciddi ölçüde bozulmaktadır.
D Uydu navigasyon sistemleri normal atmosfer koşullarında oldukça güvenilirdir, ancak güneş fırtınaları ve kasıtlı sinyal bozulmaları doğruluklarını önemli ölçüde azaltabilir.
E Her ne kadar uydu seyrüsefer sistemleri normal atmosfer koşullarında şaşırtıcı derecede emniyetli olsa da, bunların isabeti güneş fırtınaları ve maksatlı sinyal karışması nedeniyle kayda değer biçimde kötüleşebilir.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: B
'Although' ile başlayan zıtlık yapısı korunmalı ve 'can be degraded' ifadesi olasılık bildiren geniş zamanla çevrilmelidir. B seçeneği bu yapıyı bozmazken, A 'olduğu için' ile sebep-sonuç ilişkisi kurarak anlamı değiştirmektedir.
Soru 3
Aşağıdaki Türkçe cümleye anlamca en yakın İngilizce çeviriyi bulunuz.
"Bu yeni alaşım, yüksek sıcaklıklarda bile dayanımını koruyabildiği için uçak motorlarında kullanılmaya uygundur."
A This new alloy can retain its strength at high temperatures because it has been used in aircraft engines.
B Although this new alloy can retain its strength at high temperatures, it is not suitable for aircraft engines.
C This new alloy is unsuitable for use in aircraft engines because it loses its strength at high temperatures.
D This new alloy is suitable for use in aircraft engines because it can retain its strength only at low temperatures.
E This new alloy is suitable for use in aircraft engines because it can retain its strength even at high temperatures.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: E
Kaynak cümle alaşımın yüksek sıcaklıklarda bile dayanımını koruyabilmesini uçak motorlarına uygunluğunun gerekçesi olarak verir; E şıkkı bu ilişkiyi ve 'bile' anlamındaki 'even' sözcüğünü korur. A şıkkı en güçlü çeldiricidir, çünkü aynı öğeleri kullanır; ancak neden ile sonucu yer değiştirerek dayanımı motorlarda kullanılmış olmaya bağlar. B şıkkı uygunluğu reddeder, D ise yüksek sıcaklığı düşük sıcaklığa çevirir.
Soru 4
As fossil fuel reserves continue to decline, countries are being forced to invest more heavily in renewable energy sources to meet their growing needs.
A Fosil yakıt rezervleri azalmaya devam ettikçe, ülkeler artan ihtiyaçlarını karşılamak için nükleer enerji kaynaklarına daha yoğun bir şekilde yatırım yapmak zorunda kalıyor.
B Fosil yakıt rezervleri azalmaya devam ettikçe, bazı ülkeler artan ihtiyaçlarını karşılamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmayı düşünüyor.
C Fosil yakıt rezervleri arttıkça, ülkeler artan ihtiyaçlarını karşılamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına daha yoğun bir şekilde yatırım yapmak zorunda kalıyor.
D Fosil yakıt rezervleri azalmaya devam ettiği için, ülkeler geçmişte yenilenebilir enerji kaynaklarına daha yoğun bir şekilde yatırım yapmak zorunda kalmıştı.
E Fosil yakıt rezervleri azalmaya devam ettikçe, ülkeler artan ihtiyaçlarını karşılamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına daha yoğun bir şekilde yatırım yapmak zorunda kalıyor.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: E
Doğru cevap E'dir: 'as ... continue to decline' yapısını 'azalmaya devam ettikçe', 'are being forced to invest more heavily' ifadesini 'daha yoğun bir şekilde yatırım yapmak zorunda kalıyor', 'renewable' sözcüğünü 'yenilenebilir' olarak doğru aktarır. A şıkkı 'yenilenebilir' yerine 'nükleer' der. B şıkkı özneyi 'bazı ülkeler' diye daraltır ve zorunluluğu 'düşünme' düzeyine indirir. C şıkkı azalmayı artışa çevirir, D şıkkı ise zamanı geçmişe kaydırır.
Soru 5
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak isteyen ülkelerin, enerji politikalarını yenilenebilir kaynaklara yönelik olarak yeniden şekillendirmesi gerektiği konusunda uzmanlar hemfikirdir.
A Experts agree that countries wishing to reduce the effects of climate change need to reshape their energy policies toward renewable sources.
B Experts disagree that countries wishing to reduce the effects of climate change need to reshape their energy policies toward renewable sources.
C Experts agree that countries wishing to reduce the effects of climate change need to reshape their energy policies toward fossil fuel sources.
D Experts agree that countries wishing to reduce the effects of climate change needed to reshape their energy policies toward renewable sources.
E Experts agree that countries wishing to increase the effects of climate change need to reshape their energy policies toward renewable sources.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: A
Doğru cevap A'dır: 'hemfikirdir' fiilini 'agree', 'etkilerini azaltmak isteyen' ifadesini 'wishing to reduce the effects', 'yenilenebilir kaynaklara yönelik' ifadesini 'toward renewable sources' olarak geniş zamanda doğru aktarır. B şıkkı 'disagree' ile uzmanların görüşünü tersine çevirir. C şıkkı yenilenebilir yerine 'fossil fuel' der. D şıkkı 'needed' ile zamanı geçmişe kaydırır, E şıkkı ise 'reduce' yerine 'increase' diyerek amacı bozar.
Soru 6
Aşağıdaki İngilizce cümlenin anlamını en doğru biçimde veren Türkçe çeviriyi bulunuz.
Continuous monitoring of air quality in urban areas has become feasible only after the deployment of low-cost sensor networks across many cities.
A Birçok şehirde düşük maliyetli sensör ağlarının konuşlandırılmasından sonra kentsel alanlarda hava kalitesinin sürekli izlenmesi mümkün hale gelmiştir.
B Kentsel alanlarda hava kalitesinin sürekli izlenmesi, birçok şehirde düşük maliyetli sensör ağlarının konuşlandırılmasından önce mümkün hale gelmiştir.
C Kentsel alanlarda hava kalitesinin sürekli izlenmesi, ancak birçok şehirde düşük maliyetli sensör ağlarının konuşlandırılmasından sonra mümkün hale gelmiştir.
D Kentsel alanlarda hava kalitesinin sürekli izlenmesi, birçok şehirde düşük maliyetli sensör ağlarının konuşlandırılması sayesinde zorunlu hale gelmiştir.
E Birçok şehirde düşük maliyetli sensör ağlarının konuşlandırılmasından sonra kentsel alanlarda hava kalitesinin periyodik olarak izlenmesi mümkün hale gelmiştir.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: C
Doğru cevap C'dir çünkü 'ancak...dan sonra' yapısı 'only after' ifadesini en iyi karşılar ve tüm ögeler doğru çevrilmiştir. A 'only' anlamını yitirir, B zamanı tersine çevirir, E 'sürekli' yerine 'periyodik' der, D ise 'mümkün' yerine 'zorunlu' ile anlamı bozar.
Soru 7
Aşağıdaki Türkçe cümlenin anlamını en doğru biçimde veren İngilizce çeviriyi bulunuz.
Elektronik bileşenlerin soğutulmasında yaygın olarak kullanılan ısı alıcıları, yüzey alanını artırarak ısının çevreye daha hızlı dağılmasını sağlar.
A Heat sinks, which are commonly used in cooling electronic components, increase surface area, thereby preventing heat from dissipating into the environment more quickly.
B Heat sinks, which are commonly used in cooling electronic components, decrease surface area, thereby enabling heat to dissipate into the environment more quickly.
C Heat sinks, which are rarely used in cooling electronic components, increase surface area, thereby enabling heat to dissipate into the environment more quickly.
D By increasing surface area, heat sinks, which are commonly used in cooling electronic components, enable heat to dissipate into the environment more slowly.
E Heat sinks, which are commonly used in cooling electronic components, increase surface area, thereby enabling heat to dissipate into the environment more quickly.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: E
E seçeneği 'yaygın olarak kullanılan', 'yüzey alanını artırma' ve 'daha hızlı dağılma' öğelerini doğru aktarır; C 'nadiren', A 'engeller', B 'azaltarak' ve D 'daha yavaş' diyerek anlamı tersine çevirir, bu nedenle yalnızca E doğrudur.
Soru 8
Aşağıdaki Türkçe cümlenin anlamını en doğru biçimde veren İngilizce çeviriyi bulunuz.
İklim değişikliği nedeniyle su kaynaklarının azalması, tarımsal sulamada daha verimli teknolojilerin kullanılmasını zorunlu hale getirmiş ve bu durum damla sulama sistemlerine olan ilgiyi artırmıştır.
A The decrease in water resources due to climate change has made the use of more efficient technologies in agricultural irrigation optional, and this has increased interest in drip irrigation systems.
B The decrease in water resources due to climate change has made the use of more efficient technologies in agricultural irrigation necessary, and this has decreased interest in drip irrigation systems.
C The decrease in water resources due to climate change has made the use of less efficient technologies in agricultural irrigation necessary, and this has increased interest in drip irrigation systems.
D The decrease in water resources due to climate change has made the use of more efficient technologies in agricultural irrigation necessary, and this has increased interest in drip irrigation systems.
E The increase in water resources due to climate change has made the use of more efficient technologies in agricultural irrigation necessary, and this has increased interest in drip irrigation systems.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: D
Doğru cevap D'dır; 'azalması' (decrease), 'zorunlu hale getirmiş' (has made necessary) ve 'ilgiyi artırmıştır' (has increased interest) doğru aktarılmıştır. A'de 'optional', B'de 'decreased', E'de 'increase', C'de 'less efficient' anlam kaymasına yol açar.
Soru 9
Aşağıdaki İngilizce cümlenin anlamını en doğru biçimde veren Türkçe çeviriyi bulunuz.
The transport of microplastics in estuaries is influenced by both the flow velocity of the river and the tidal cycles of the sea.
A Haliçlerdeki mikroplastiklerin taşınması, hem nehrin akış hızından hem de denizin gelgit döngülerinden etkilenir.
B Haliçlerdeki mikroplastiklerin taşınması, nehrin akış hızından çok denizin gelgit döngülerinden etkilenir.
C Haliçlerdeki mikroplastiklerin taşınması, nehrin akış hızı ve denizin gelgit döngüleri tarafından belirlenir.
D Haliçlerdeki mikroplastiklerin birikmesi, nehrin akış hızı ve denizin gelgit döngülerinden etkilenir.
E Haliçlerdeki mikroplastiklerin taşınması, nehrin akış hızından ziyade denizin kimyasal yapısından etkilenir.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: A
Doğru cevap A'dır çünkü 'both...and' yapısını 'hem...hem de' ile tam ve eşit düzeyde aktarır, anlam kaybı yoktur. B'deki 'çok' ifadesi karşılaştırma ekleyerek, C'deki 'belirlenir' kesinlik katarak, D'deki 'birikmesi' ve E'deki 'kimyasal yapısı' ise özgün anlamı bozar.
Soru 10
Aşağıdaki Türkçe cümlenin anlamını en doğru biçimde veren İngilizce çeviriyi bulunuz.
Orman topraklarındaki mantar ağları, ağaçlar arasında besin ve su aktarımını sağlayarak ekosistemin dayanıklılığına büyük ölçüde katkıda bulunur.
A Fungal networks in forest soils contribute greatly to the resistance of the ecosystem by enabling the transfer of nutrients and water among trees.
B Fungal networks in forest soils contribute greatly to the resilience of the ecosystem by enabling the transfer of nutrients and water among trees.
C Fungal networks in forest soils contribute greatly to the resilience of the ecosystem despite enabling the transfer of nutrients and water among trees.
D Fungal networks in forest soils would have contributed greatly to the resilience of the ecosystem by enabling the transfer of nutrients and water among trees.
E Fungal networks in forest soils contributed greatly to the resilience of the ecosystem by enabling the transfer of nutrients and water among trees.
Cevabı ve çözümü göster
Doğru cevap: B
Doğru cevap B'dır çünkü geniş zamanı ('bulunur') 'contribute' ve '-arak' yapısını 'by enabling' ile birebir çevirir. E geçmiş zaman kullanarak, A 'resilience' yerine 'resistance' diyerek anlam kayması yapar, D ise koşul ekler.
YÖKDİL havuzunun tamamı
12.140 doğrulanmış açıklamalı soru, yanlışlarını öğrenene kadar geri getiren tekrar havuzu, yapay zekâ öğretmen ve haftalık Türkiye denemesi tek pakette.
Önce SPAM/Gereksiz klasörüne bak. Yoksa ödeme sonucu sayfasındaki "yeniden gönder" düğmesini kullan ya da aşağıdan yaz, elle gönderelim.
Aboneliği nasıl iptal ederim?
Hesabım sayfasından tek tıkla. Ödediğin dönemin sonuna kadar kullanırsın, sonra kartından çekim yapılmaz. Ömür boyu seçeneğinde tek ödeme yaparsın; daha önce tek ödemeyle alanların erişimi aynen sürer.
Şifremi unuttum
Giriş sayfasındaki "Şifremi unuttum" bölümünden e-postana tek tıklık giriş linki gönderilir.
Bir soruda hata buldum
Sorunun altındaki "Bu soruda hata var" düğmesini kullan; ekip incelesin diye doğrudan kalite kuyruğuna düşer.